ŞUBE DANIŞMA KURULU TOPLANTISI YAPILDI.

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/srv/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/srv/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Expected parameter 1 to be an array, null given.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/srv/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Expected parameter 1 to be an array, null given.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/srv/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Expected parameter 1 to be an array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/srv/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/srv/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
Denizli Şubesi

Yayına Giriş Tarihi

07 Ağustos 2010

Şube Danışma Kurulu Toplantısı 7 Ağustos 2010 Cumartesi günü Denizli'de gerçekleştirildi.

Danışma Kurulu Toplantısının açılışında konuşan Şube Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin HADIMLI şunları söyledi:

"Bu danışma kurulu toplantımızı 12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak olan referandum tartışmalarının gölgesinde kalmış bir ülke gündeminde gerçekleştiriyoruz.

Bu tartışmaların odağında ise mevcut siyasi iktidarın 12 Eylül 1980 darbesi ile hesaplaşma iddiaları yer almaktadır.

24 Ocak 1980 ekonomik kararları ve bu kararları sorunsuz yaşama geçirmenin temelin oluşturan 12 Eylül darbesi ile birlikte yaşanan bu süreç bildiğiniz gibi temel ekonomik politika değişikliklerine neden olmuştur.

Değişen bu politikalar aynı zamanda mühendislik hizmetlerini de etkilemiş, mühendisliğin sanayi, tarım, kent ve toplum yaşamına yönelik, bilimsel teknik temellerdeki kamusal, toplumsal hizmet niteliği aşındırmıştır. Sosyal devlet niteliğinin her geçen gün göz ardı edilmesi, devletin kamusal alandan çekilmesi ve özelleştirmeler bu aşındırmayı gittikçe hızlandırmaktadır.

DEĞERLİ DANIŞMA KURULU ÜYELERİ

Mesleki sorunlarımıza geçmeden mevcut anayasa değişikliği ile ilgili düşüncelerimi açıklamak istiyorum. Öngörülen anayasa değişiklikleri, söz konusu politikalar doğrultusunda yargıyı mutlak bir şekilde yürütme hakimiyetine sokmaya yöneliktir. Oylanacak pakette 12 Eylül darbecilerinin yargılanmalarının önündeki yasal engeller ortadan kaldırılmamıştır. Pakette emeğin sorun ve çıkarları ile demokrasinin temel unsurlarına yönelik hiçbir ciddi unsur bulunmamaktadır. Bu nedenle biz bu değişikliğe hayır derken ülkemiz için yeni bir anayasanın gerekli olduğuna inanmaktayız.

Bu anayasa;

Hazırlanışı, sunuluşu ve içeriği bakımından katılımcı ve demokratik olmalı, ekonomik-siyasi bağımsızlığı ile katılımcı, eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti formu, ana ilke/ilkeler bütünü olarak benimsemelidir.

Seçim ve siyasi partiler yasalarının içeriğini demokratik bir şekilde belirlemeli; siyasetin toplumdaki bütün eğilimleri kapsamasını sağlamalı, partilerin iç yaşamını lider sultasından kurtarmalı, genel olarak katılımcılığı özel olarak da kadınların ve gençlerin siyasete katılımını teşvik edici olmalıdır.

Yasama ve yürütme, halk iradesini tam olarak yansıtacak tarzda düzenlenmeli; yasama-yürütme-yargı ayrılığını demokratik bir çerçevede güvence altına alacak ilkelere sahip olmalıdır.

Ülkemizin ivedi gereksinimi olan planlama, sanayileşme, kalkınma, tam istihdam ve refahın sağlanması, üretimde yerli öz kaynakları temel alan bilim, teknoloji, Ar-Ge, inovasyon, nitelikli işgücü, mühendislik ve kamusal yatırım politikaları eşliğinde kamunun görevi olarak tanımlamalı ve bölgesel eşitsizlikleri ortadan kaldırmayı ön görmelidir.

Sağlık ve eğitimi, kamusal nitelikli hizmetler olarak tanımlayıp para ve ticaret konusu olmaktan tamamen arındırmalıdır.

Ulaşım, enerji, iletişim, su v.b. hizmetlerini kamusal sübvansiyon ile en ucuz bedelle topluma sunacak çerçeveyi belirlemelidir.

İş yasası, iş sağlığı ve iş güvenliği gibi temel yasaların çerçevesini insan ve emek odaklı olarak çizmeli; grev ve toplu sözleşme haklarını eksiksiz olarak tanıyan, çalışma yaşamını güvenceli çalışma koşullarına kavuşturan, güvencesiz çalıştırmayı yasaklayıcı çerçeveyi belirlemelidir.

Bizler genel hatları itibarıyla bu temel ilkelere sahip eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik bir anayasa gerekliliğine inanıyoruz ve bu çerçevede toplumun bu ihtiyaçlarına cevap vermeyecek anayasa değişiklik paketine "Hayır" diyoruz.

DEĞERLİ DANIŞMA KURULU ÜYELERİ

Bugün bir taraftan ekonomik politikalar diğer taraftan kamusal alanın piyasa koşullarına terk edilmesi mesleki anlamda yaşadığımız kuşatmayı derinleştirmektedir.

İş sağlığı ve iş güvenliği hizmetlerinin piyasalaştırılmasında son hamle yapılarak 15 Ağustos 2009 tarihli yönetmelikte TTB, TMMOB ve Odalar işyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarının eğitiminde yetkili kuruluşlar arasında sayılmasına karşın,

1 Ağustos 2010 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile, İş Yasası'nın 2 ve 81. maddeleri ile "ÇSGB'nin Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun"un 12. maddesinde, işçi sağlığı ve iş güvenliğini birinci derecede etkileyecek değişiklikler yapılmıştır.

Kanun ile TMMOB ve TTB devre dışı bırakılmakta, iş güvenliği mühendisleri ve işyeri hekimlerinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yetkilendirileceği, kamu kurum ve kuruluşları ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde kurulan ve işletilen şirketler tarafından eğitileceklerine ilişkin hükümler yer almaktadır. İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde görev yapan mühendis ve hekimler ile meslek odalarının eğitim ve uzmanlık birikimleri yok sayılmakta, bu alan özel sektöre bırakılmaktadır.

Öte yandan siyasi iktidara bağlı kamu kurumları, ilgili konularda TMMOB ve bağlı Odalardan görüş almaksızın mevzuat düzenlemesi yapmayı bir gelenek haline getirmiş durumdadır.

Bu kapsamda gündeme gelen son yasa değişikliği, 13.07.2010 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6001 sayılı "T.C. Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun" olmuştur. Yasa ile Karayolları Genel Müdürlüğü'nün (KGM) teşkilat ve görevleri, kamusal hizmet üretiminin tasfiyesi ve yasa gerekçesinde belirtilen "liberalleşme ve özelleştirme" yönünde değiştirilmiştir. Yeni yasa ile KGM yapmakla yükümlü bulunduğu karayolu, otoyolu, bakım ve işletme tesislerini yapım, onarım ve işletme görevlerini doğrudan kendisi yapmaktan uzaklaştırılarak; yaptırmak, işlettirmek, onarımını yaptırmak, kiralamak, şirketlere ortak olmak gibi yeni görev tanımlarıyla piyasaya açılmaktadır. KGM'nin teşkilat yapısı ve personel politikası da bu yapıya uygun olarak değiştirilmiş; eski yasadaki bazı kadroların iptali, çalışan sayısının azaltılması ve statü değişimi ile çalışan kıyımı ve kadrolaşmanın önü açılmıştır.

Bir diğer yandan da Ulaştırma Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Yasasına yapılan bir ek madde ile başta Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediyeleri olmak üzere metro ve raylı sistem projelerinde başarısızlığa uğramış bazı Büyükşehir Belediyeleri kurtarılmaktadır. Bu projelerin "Bakanlar Kurulunca yapımının üstlenilmesine karar verilenleri" önce Bakanlığa devredilecek, yapımlarının tamamlanmasından sonra "maliyet bedeli üzerinden" özelleştirilebilecektir.

DEĞERLİ DANIŞMA KURULU ÜYELERİ

Tüm bu olumsuz gelişmelere karşın Odamız ve Şubemiz çalışmalarını aralıksız olarak sürdürmektedir.

Bu kapsamda; en değerli yatırımın insana ve bilgiye yapılan yatırım olduğu bilincinden hareketle mesleki yetkinliği artırmaya yönelik çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz. Mesleki olarak üyelerimizin her türlü yenilik ve gelişimden haberdar olabilmeleri amacı ile MİEM kurslarımızı yaz aylarında da ara vermedik.

Ülkemizin ve ilimizin nitelikli insan gücüne olan ihtiyacın giderilmesine katkı sağlamak için geçtiğimiz dönemde hem Denizli Milli Eğitim Müdürlüğü hem de Türkiye İş Kurumu Denizli İl Müdürlüğü ile protokoller imzaladık. Bu çalışmalarımızı hayatın her alanında sürdürmeye de devam edeceğiz.

Odamızın kuruluş felsefesi ve duruşu çerçevesinde sizlerden gelecek her türlü görüş ve öneriyi hayata geçirme kararlılığı ile hepinize saygılar sunuyorum"